Uzun zaman oldu.. Yeniden ses vereyim istedim, o yüzden yazıyorum.. ok şey değişti bu süre içerisinde, hem de hiçbir şey değişmeyecek zannederken.
Neyse, sonra devam ederiz yine. Gri Seyyah yine yollarda, hem de en baştan...
Orta Dünya'dan Bakış. Yansıyanlar, Gezilenler, Görülenler, Güzellikler, Düşünceler, Düşünceler, Düşünceler...
Herşeyden önce şunu belirtmeliyim; bu tip gezilere kalabalık gidince istediğinizi yapamıyorsunuz. Görmeyi istediğim yerlerin bir kısmını bu sebeple göremedim, gördüklerimin çoğunu da sadece dışarıdan görebildim.. İçeriye girip yakından bakma olanağım olmadı..
Neyse, Viyana'dan aklımda kalanlara geçeyim.. Şehir merkezi tarihi yapılarla dolu. Hofburg Sarayı görülmesi gereken bir yer (son foto). Schönbrunn Sarayı (üstte), Belvedere Sarayı.. Saray konusunda Viyanalıların pek bir sıkıntısı yok. Zamanında hanedan mensupları yazlık-kışlık çeşitli saraylar yaptırmışlar çünkü.. Ayrıca (yanlış hatırlamıyorsam Hofburg'un içerisinde) bir de Efes Müzesi var. Efes'ten getirilen parçalar sergileniyor.. Karlskirche (Karls Kilisesi), Albertina, Ulusal Kütüphane, Belediye binası,
devasa dönmedolap, Opera binası, şehir merkezindeki Stephansdom Kilisesi, Parlemento binası, Mozart Evi ve Hundertwasser Evleri de (üstte solda) kesinlikle görülmesi gereken yerler.. Mola vermek istediğinizde de yine şehir merkezindeki Cafe Central'i (sağda) tavsiye ederim. Ama önceden rezervasyon yaptırmanız gerekebilir, insanlar kapısında kuyruk oluşturuyorlar içeri girebilmek için!